Yaşamı koşuşturma olarak düşünen ve sürekli koşuşturan insanlara uzun süre izledikten sonra yaşamda gerçek doyumu ve güzelliği keşfetmenin başka bir yoldan geçtiğini fark ettim: Duygusal Özgürlük! 

Hasattan önceki bekleme süresini, dinlenmeyi, eğlenmeyi ve sevilmeyi ıskalayıp sadece ürün almak adına kendi yaşamımızdan çalıyoruz. 

Oysa hasat şenlik içinde gerçekleşirdi. Ve sürekli hareket kabileyetimizi geliştirmek insanı dinlendirirdi. Tüm bunların bilgisi doğanın döngüsü içinde apaçık bir şekilde beliriyordu.

Hatırlamak. Almanın vermek kadar değerli olduğunu hatırlamak. Vermenin almak kadar değerli olduğunu hatırlamak. Alma verme dengesini genişletmek bir bütün halinde kalabilmek. Hepsini yeniden yaratabiliriz. Bizlerin geldiği yer sevgi, uyum ve ahenk enerjisi içerir. Bu enerji her şeyi ve herkesi güzelleştirebilir. Sevmek ve sevildiğimizi hatırlamamız bizi iyileştirir.

 

Ritm gerçek sevgidir. Sevgi hep akar, akar, akar. 

Öğrenerek hatırlamak iyileştirici bir deneyim yaratır.

 

Sevgiyi hatırlamak, bizim için gereken tek şey. Beraber hatırlamak, beraber yaratmak sevgi, neşe ve sevecenliğin akmasını sağlamak paha biçilmez bir deneyim. Bu benim varoluşa duyduğum sevgi ve saygı yansımasıdır. 

Yaşamak ince bir iş...

Dolu dolu, anlamlı bir yaşam için kendinize öncelik vermek bencillik değildir. 

Aksine kendinize önem vermeye başladığınızda her şey değişir...

DenizCan

 Eğitmen&Danışman

Telefon:

(553) 059 58 57