• DenizCan

Mutluluğunuzu, Neşenizi Yükseltmek İçin Farklı Bakış Açıları

Duygusal, mantıksal olgunluğu beklentinize uygun olmayan, isteğinizi karşılaması mümkün olmayan bireylerden bekledikleriniz gerçekleşmeyince mutsuzluk hissi oluşuyor.

Yaşam içinde oluşturduğunuz beklentiler çevrenizde bulunan, ilişkide olduğunuz kişilerin tarzlarına ve bakış açılarına uygun değilse beklentiniz karşılanmadığı için mutsuzluk ve hüsran hisleri yaşam içindeki tatmininizi bozabilir.


Bu nedenle çevresel beklentilerinizin çevreyle uyumlu olması sosyal ilişkilerinizi de duygusal sağlığınızı da korur.


Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, üç yaşındaki çocuktan yirmi beş yaşındaki bir insanın sahip olacağı dil kullanımını ve iletişim becerisini beklerseniz hayal kırıklığı yaşamanız çok olasıdır.


Düşünsenize, üç yaşındaki bir çocuğa aşk hayatınızdaki kırgınlıkları, kızgınlıkları ve tartışmaları anlatıyorsunuz ardından da onun size mantıklı bir yorum yapmasını bekliyorsunuz. Ne kadar da akıl dışı ve gerçekten uzak görünüyor değil mi?



Bu ve benzeri durumlar aslında yetişkinlikteki yakın ilişkilerimizde, sosyal ilişkilerimizde yaşadığımız birçok hayal kırıklığının ve kırgınlığının da temelini oluşturuyor:

Duygusal, mantıksal olgunluğu beklentinize uygun olmayan, isteğinizi karşılaması mümkün olmayan bireylerden bekledikleriniz gerçekleşmeyince mutsuzluk hissi oluşuyor.




Bu duruma neden olan ise olumsuz ve çılgın düşünceleriniz.


Düşüncelerinizin olumsuz olan yanı daha çok bir şey gerçekleştiğinde oluşabilecek durumla ilgili olumsuz beklentiye girmeniz ile ilgilidir.



Çılgınlığı ise var olan gerçeklikle uyumlu olmayan düşünceleri nitelemek içinde kullanılabilir. Düşünce genel olarak bir durumu ve koşulu olduğundan daha büyük anlam ve beklenti yüklemek çılgın düşüncelere örnektir.



Olumsuz ve sizi mutsuz edecek olan çılgın ve olumsuz düşüncelere örneklerle bakalım:






“Başarılı olmalıyım ve performansım hakkında diğerlerinin onayını kazanmalıyım yoksa bir işe yaramam”


Bu düşüncede sorunlu olan yan “başarılı olma” beklentisi içinde olmak değildir.


Esas olumsuzluk başarının ve performansın onaylanmasını beklemek de yatar. Ne yazık ki, çevrenizdeki çoğu insan sizin başarı için harcadığınız emek, zaman ve disiplinli çalışmanın farkına varmaz.


Aslında bu normal bir durumdur, kişiler birbirlerinin yaşamlarına tam dahil olmadıkça uzaktan bu tür durumları anlamaları ve analiz etmeleri biraz zordur.


Çılgın olan yanı ise “bir işe yaramam” düşüncesidir. Bunun farkında olmasak da, hepimiz içten içe bir konuda başarılı olmazsak işe yaramadığımız duygusunu yaşarız.


Oysa, başarısızlık da anlık bir durum olabilir, bir sonraki denemede sonuç değişebilir.


Tabii, bir de ayrıca başarının takdir edilme beklentisi çılgın düşünceler içindedir. Başarınızı takdir etmeyebilirler.


Bu onların tercihidir ve sizi hiç ilgilendirmez.


Gerçekte ne için yaptığınız, ne için başarmak istediğiniz ve yaptığınızın katkısının ne olduğu önemlidir.



Bir diğer düşünce ise beklentilerle ilgilidir:


“Başkaları bana kibar, adil, nazik ve tam olarak bana davranmalarını istediğim gibi davranmalılar.”


Bu da yaygın kırgınlık yaratan düşüncelerin başında gelir. Bir diğerinin size nasıl davrandığı sizin kontrolünüzde değildir. Buna inanmanız aslında olumsuz bir düşünce kalıbıdır. Davranışın sahibi kendi gördüğü, yorumladığı şekilde davranır. Bu onun kişisel tercihidir.


Bu düşüncenin çılgın yanı ise “bana istediğim gibi davranmalılar” kısmıdır. Böyle bir düşünceye saplanıp kalırsanız sizi rahatsız eden tavır ve davranışlardan uzaklaşmanız mümkün olmaz. Bir kuvvet sizi sürekli onların yanında tutarak onlara kendi inancınıza göre doğru olanı yaptırmaya çalışır. Bu da benzer hisleri tekrar tekrar yaşamanız anlamına gelir.



Bir başka mutsuzluk kaynağı olabilecek düşünce:


“İstediğim zaman istediğim şeyi elde etmeliyim ve istemediğim bir şeyi almak zorunda kalmamalıyım.”


Ah zamana meydan okumalarımız, en olumsuz düşünce kalıplarımız arasında geliyor olabilir. Bu kişisel gelişim kitapların ve eğitimlerinde en yanlış anlatılan konulardan birisi. Bir tarih koy ve o tarihe kadar onu başar. Hiçbir şey sadece sizin belirlediğiniz tarihte ve zamanda

gerçekleşmez.


Her neyi seçerseniz seçin her zaman başka bir şeyle ilişki içindesinizdir ve onun varlığı ne zaman gerçekleşeceğini belirler.

Kilo vermek dahi isteseniz ve çok sıkı disiplinli bir diyete de girseniz bedeninizin yanıtı hedefinizin tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini belirler.


Sabırsızlığınızın ana kaynaklarından birisi budur.


Ve bazen, hatta çoğu zaman istemediğiniz şeyleri almak, kabul etmek zorunda kalırsınız. Bu da daha çok siz bir şeyi çok isterken, olsun diye beklerken gerçekleşir. Hayatın şakası gibidir. Belki de, yaşamın eğlenceli yanı buradadır.



İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Her yazı ile ilgili kısa bir mail almak ve haftalık bültenlerin size ulaşması için buradan abone olabilirsiniz.