top of page

Ergen Ebeveynleri Neyi Bilmeli?

Ergen ebeveynlerinin düştüğü en büyük hatalardan birisi kendi çocuğunun gelişimini kendi ergenliği ile kıyaslamaktır.


Ebeveyn biraz düşünüp kendini dinlerse fark eder ki, eskiden ona söylenen negatif cümlelerin hepsini kendi benliğinde taşımakta ve kendinden sonra gelen kuşağa aktarmaktadır. Oysa zaman geçmiş, dönem değişmiş ve yeni bir kuşak olgunlaşma yoluna girmiştir. Bu nedenle kendi anne, babasına ait öğretiler eskisi kadar geçerli değildir.


Mutlaka ergenlik yıllarında kendisine dayatılan, kendisinden beklenen ve gereksiz gördüğü işlerin, sorumlulukların çoğunun aslında çok da anlamlı olmadığının farkına varabilir.


Kendi ergenliğinde ebeveynleri tarafından ihtiyaç ve isteklerine uygun destek görememiş bir ebeveyn kendi çocuğunun ergenlik yıllarını da olumsuz etkilerle geçirmesine neden olabilir. Aslında bu anlamda yapılması gereken ilk şey ebeveynin kendi ergenliğindeki eksikliklerin farkına varması ve kendi benliği ile daha yapıcı ilişkiler kurmasıdır.


Bir ebeveyn sürekli olarak istekleri ertelenerek, kısıtlanarak gençliğini geçirmiş ise kendi çocuğuna da benzer bir yaklaşım göstermesi çok olasıdır.


Bir ebeveyn gençliği boyunca çok fazla ilgi görmemiş, desteklenmemiş ise kendi çocuğuna da benzer bir tavrı gösterebilir.


Bunlar kendi ebeveyn ilişkilerini gözden geçirmemiş, eksikliklerinin farkında olmayan ebeveynlerin davranışlarıdır.


Bunların dışında ebeveynlerinin kendi ergenliğindeki olumsuz davranışlarının farkında olanlar da kendilerini çocukları üzerinden telafi etmeyi seçebilir.


Nasıl?


Gereğinden fazla kısıtlanmış olan bir ebeveyn çocuğunu çok özgür bırakmayı seçebilir.


Kendisiyle çok ilgilenilmemiş, sevgisizlik hissetmiş olan bir ebeveyn çocuğunu aşırı sevgiye boğabilir.


Bu ve benzeri davranışlar ebeveynin ergenlik döneminde yaşadığı olaylara göre çeşitlilik gösterir.


Her iki yönde hem ebeveynin kendisine hem çocuğuna hem de aralarındaki bağa zarar verici niteliktedir.


En iyi ve en güzel yol dengeli bir tutum belirlemekten geçer.


Dengeli bir tutum ise ancak kendi duygusal dünyasını dengeleyen, kendi duygularını ve isteklerini anlayabilen bir ebeveynin yaklaşımı olabilir.

Ebeveyn kendi duygusal dünyasının farkında olursa çocuğunun duygularının bazı ihtiyaçlarının, beklentilerinin kendisininkiyle aynı olduğunu bazılarının ise çocuğun kendi iç dinamiklerine bağlı olduğunu fark edebilir.


Bu farkı görebilmek aynı zamanda ebeveynin çocuğunun ihtiyaçlarına uygun davranış, tutum içinde olmasını sağlar.

Ebeveyn kendisi ile çocuğunun ihtiyaçlarının aynı olmadığının farkında olup çocuğunun ihtiyaçlarına uygun bir yaklaşım belirleyebildiğinde mutlu bir ebeveyn olabilir.


Bu aynı zamanda çocuğunun da kendi benlik algısının gelişmesine yardımcı olur.


Ergenlik dönemi kişiliğin gelişiminde, kendi ayaklarının üzerinde durma da önemli bir geçiş sürecidir. Bu dönem çoğu ergen ebeveyninin düşündüğü gibi iki üç yıllık bir dönemden oluşmuyor. Bu nedenle uzun sürecek ve çocuğunuzun yetişkinlik sürecini oluşturacak bu dönemde olabildiğince kendiniz ve onun ihtiyaçları arasındaki farkındalığını yüksek tutmak ilişkinizin daha sağlıklı, neşe dolu sağlayacak ve aranızdaki sevgi bağı korunacaktır.







Kommentarer


bottom of page