• DenizCan

Kadınlar Stresle Nasıl Başa Çıkar?

Kadın ve erkek beyinlerindeki farklılık onların farklı olaylardan etkilenerek stres duygusuna girmelerine neden oluyor.


Beyinde stres yaratan bu etkenler aynı zamanda başka duyguların da tetiklenmesine neden oluyor.


Kadın beyninde stres yaratan faktörler arasında daha çok ilişkileri tehdit eden çıkar çatışmaları ve dışlanma oluyor. Bu iki durumun ortaya çıktığını hissettiği anda, kadın beyni erkek beynine göre daha olumsuz sinyaller vermeye başlıyor.



Başka bir ifadeyle, kadın arkadaş gurubundan dışlanacağı hissini yaşarsa, eşi tarafından aldatıldığı hissini ya da şüphesini yaşarsa stres hormonu tetikleniyor.


Erkek beyninde ise bu durum kadınlardaki gibi gelişmiyor çünkü, erkek beyni yapı gereği daha çok birileriyle zıtlaşmaktan ve rekabetten hoşlanır. Kadınlar ise çatışmaya girdiklerinde beyinlerinde stres, korku ve üzüntü duygularını yaratan hormonlar tetikleniyor.


Çatışma Kadın Beyninde Stresi Nasıl Tetikliyor?


Kadınlar için bir ilişki tehdit altında kaldığında ya da ilişkisini kaybedeceği korkusuna girdiğinde stresle birlikte bazı hormon salınımları azalıyor. Azalan hormonlar ise serotonin, dopamin ve oksitosin oluyor. Bu hormonların azalmasıyla beraber ise stres hormonu salınımı artmaya başlıyor.


Peki serotonin, dopamin ve oksitosin hormonları hangi duygularla ilgili?

Bu hormonlar arasında en çok bilineni serotonin, serotonin mutluluk hissimizden sorumlu.


Oksitosin bağlanma hissini ve güdüsünü yaratır.


Dopamin ise motivasyon, coşku ve keyif hissini yaratıyor.

Başka bir ifadeyle çatışmanın yarattığı stres kadınlarda mutluluk, coşku ve keyif hissini azaltıyor bağlanma duygularını tehdit altında hissettiriyor.


Tüm bunlar olup da stres hormonu yönetimi ele geçirdiğinde kadın kendini gergin ve sinirli hissetmeye başlıyor. Devamında ise reddedilmekten, dışlanmaktan korkmaya başlar.

Bu durumların arasında en dramatik sonucu yaratan ise hormonların yarattığı bu etki ile ilişkinin biteceği kaybedeceği korkusu devreye girer. Bu da kaybetme korkusu ile susma, geri çekilme, bir haksızlığı kabul etme gibi davranış şekillerine girmeye neden olabilir.


Bir arkadaşlığın bitmesi ya da sosyal anlamda dışlanma fikri özellikle genç kızlar için bu yüzden korkutucu ve sinir bozucudur. Kadınlar için önemli olan şey yakınlaşmak, yakın ilişkiler kurmak ve sosyal ilişkileri geliştirmektir.


Teksas Üniversitesinde bu konuda yapılan bir araştırma ortaya çıkıyor ki, erkeklerin özgüvenlerinin başkalarından bağımsız olabilme yeteneklerinden; kadınların özgüvenlerinin ise başkalarıyla yakın ilişki kurabilme becerilerinden kaynaklandığı sonucuna ulaştı.




Stres ile baş etmede kadınlar için iki yol var diyebiliriz.

Birincisi ilk önce stresin yarattığı kaybetme korkusundan kaynaklı olan saldırganlığı ya da geri çekilmeyi dengelemek için kişisel duygular üzerine odaklı bir zaman geçirmek. Bunu yapabilmek için en güzel araç meditasyon.


İkincisi, stresi daha az yaşamak için aynı zamanda bağlanma duygusunu koruyacak sosyal ilişkiler ve çevre yaratmak. Bunun için yapılabilecek en güzel şeylerden birisi arkadaş çevresini geniş tutabilmek.


Bu anlamda hayatınızda sadece bir ya da iki kişiyle yakın ilişki geliştirip geniş bir sosyal çevreye uzak durma eğilimindeyseniz aslında herhangi bir çatışma anında da stres hormonunuzun daha kolay ve hızlı tetiklenmesi için zemin hazırlamış oluyorsunuz.


İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Kendini Sevebilmek: Bütünsel Sağlığa Odaklanmak


Mutlu ve Neşeli Olmak İçin Yavaşlamak


Farklı Bir Çözüm Aracı Nefes Terapisi


Dinlemek İsteyebilirsiniz:


 

Ücretsiz abone olarak bireysel, ilişki, çift ve aile danışmanlığı konusunda yayınlanan her yazı için kısa bir mail alabilirsiniz.



Deniz Can kimdir?

Sitede yayınlanan yazıların yazarı.


Bireysel & İlişki & Aile Danışmanı.


Uzman Sosyolog.


Deniz Can'ın yayınlarını dinleyebileceğiniz platformlar:

Spotify | Anchor |Google | YouTube



YASAL UYARI: Sayfada yer alan sağlık ile ilgili bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve bir sağlık uzmanı tarafından uygulanan tıbbi tedavinin yerini alması amaçlanmamıştır. Bilgilerin okuyucunun durumuna uygunluğunu belirlemek için mutlaka uzmana danışılmalıdır. Bu sitede yer alan yazıların tümü bana ait olup telif hakkı yasası ile korunmaktadır.