top of page

Kırdın Kalbimi: Partnerler Arası Güvensizlik ve Çözüm Yolları


Bu Yazıda Neler Bulacaksınız?

  • İlişkilerde güvenin neden temel bir ihtiyaç olduğunu

  • Küçük görünen yalanların uzun vadeli yıkıcı etkilerini

  • Güven sarsıldığında ortaya çıkan psikolojik ve duygusal sonuçları

  • Kendinize sorabileceğiniz güçlü farkındalık sorularını

  • Güveni yeniden inşa etmenin yollarını

·        

Karşılıklı güven ilişkinizi güçlendirir.
Karşılıklı güven ilişkinizi güçlendirir.

İlişkilerde Güven Neden Bu Kadar Önemli?

İlişkilerde güven duygusu birbirine, ilişkiye ve hayata bağlılığı büyük oranda etkiliyor. Basit görülen yalanlar, ufak kandırmalar ihanet ve aldatma kadar zedeleme yaratabiliyor.


Partner tarafından aldatılma, eşin ihanetine uğrama tek bir seferde yüzleşilen sonrasında değişimi getiren travmatik bir deneyim elbette.


Ancak verilen sözlerin tutulmaması, basit diye düşünülen yalanlar, ufak da olsa kendi isteğini yaptırmak için kandırmak, manuple etmek sürekli içinde bulunulan bir ilişki haline gelirse maruz kalan kişi için yıkıcı sonuçlara neden olabiliyor.


Partneriniz “Sadece iş arkadaşlarımla kahve içmeye gidiyorum” deyip aslında başka bir plan yapıyorsa, bu durum tek başına aldatma değildir. Ancak güven duygusunu her seferinde biraz daha aşındırır.


Bu ve benzeri davranışlar ilişkiye olumsuz etkiye neden oluyor. Hatta sürekli güven duygusunu sarsan davranışlara maruz kalan taraf daha riskli davranışlar içine girebiliyor. Maruz kalanın aldattığına, ihanet ettiğine dair birçok örnek var.


Sonuçta her iki tarafta ilişkiden zararlı çıkıyor. Bazı aldatma ve ihanet olaylarının altında diğer partnerin uzun süre sineye çekilen ve geç fark edilen davranışları olabiliyor.


İhanet tek bir yüzleşme ile ortaya çıkabilir, ancak duygusal aldatmanın yarattığı güven sorunu çok daha derin olabilir.
İhanet tek bir yüzleşme ile ortaya çıkabilir, ancak duygusal aldatmanın yarattığı güven sorunu çok daha derin olabilir.

Güvenin zayıf olduğunu durumlarda ilişkide kıskançlık, duygusal mesafe, uzaklaşma, ayrı zaman geçirme, iletişim sorunları ve hatta ayrılığa giden sonuçlar ortaya çıkabiliyor.


Siz ilişkinizde güven sorununa dair benzer problemleri yaşıyor musunuz?

İlişkinizde duygusal farkındalık ile ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.


Ufak Yalanların Büyük Etkisi

Partnerlerin, eşlerin ilişki tatmininde azalma ortaya çıkan diğer bir süreç: Günlük olaylarla ilgili söylenen ufak tefek yalanların sonucunda bir partner sürekli olarak diğerinin bu yalanlarını fark ediyorsa yalanların arkasında daha büyük yalanlar olabileceğini düşünebiliyor. Bu düşünceyle de yaptığı her şeyi gözetleme, kontrol etme, telefonu kurcalama gibi davranışlar ortaya çıkabiliyor. 


Bazı durumlarda eş ya da sevgili direkt eşine, partnerine yalan söylemiyor olsa da yine benzer bir güven problemi ortaya çıkabiliyor. Bu ise daha çok partnerin etrafındaki aile üyelerine, arkadaşlarına, iş çevresine söylediği yalanların çokluğu ile ilgili olabiliyor. Kişilik özelliği olarak gözlemlenen yalancılık, atlatma, kandırma eşin güvensizliğini doğurabiliyor. Bu ise duygusal yakınlıktan uzaklaşma ve kendini savunma mekanizmaları içinde ilişki kurmaya neden olabiliyor.




Beyaz yalan bir şey olmaz, diye düşünülenler güvensizliğe neden olabilir.
Beyaz yalan bir şey olmaz, diye düşünülenler güvensizliğe neden olabilir.

Farkındalık için düşünebileceğiniz bir kaç soru:

  • Eşinizin ya da kendinizin ufak tefek yalanlar söylerken gerçeğin ortaya çıktığı oldu mu?

  • Ufak tefek bir yalan ortaya çıktığında karşı tarafın size tepkisi nasıldı?

  • Beyaz bir yalan fark ettiğinizde ne hissettiniz? Benzer süreçler sizin hayatınızda da yaşanıyor olabilir.






Araya duygusal kopukluk girdiğinde ise eşlerin birbirinden uzaklaşması, ilişki streslerinin yükselmesi devamında da hayattaki diğer olaylara tahammülsüzlüğü ve güveni düşebiliyor. Bu anlamda güvenilir bir partner ile ilişkide olmak diğer tüm sosyal çevre ve iş hayatını olumlu yönde beslerken, güven duygusunun azaltan bir partnerle birlikte olmak kişisel algıyı ve benlik saygısını da etkileyebiliyor. Örneğin, sürekli yalana maruz kalma riski altında hisseden kişi bir süre sonra tüm sosyal çevresinden benzer davranış ile karşılaşabileceğini düşünerek şüphecilik ve kuşkuculuk geliştirebiliyor.  


Süphe ve kuşku ile yaşayan kişilerin kendisi ile olan bağlantısında da ciddi bir zedelenme ortaya çıkabiliyor ve sonunda da özgüvensizlik beliriyor.


Şüphe ve güven duygusunun sürekli artması yaşamda, işte, sosyal çevrede bağ kurarken stresin ortaya çıkmasına neden oluyor. Stres yükü artan bireyler ise zamanla içe kapanma, kaygı düzeyi yüksek kişilere dönüşüyor. Sonu depresyona kadar gidebilecek olan bu süreçten anlayabileceğimiz üzerine bir iki beyaz yalanla sürdürülen, atlatmayla, kandırmayla kendi isteğini yapmaya yönelik davranışları görmezden gelmek, anlayışlı olmak ya da sineye çekmek partnerin kendisine zarar veren bir süreç olarak dönüyor.


Böyle bir ilişki içerisinde uzun süre kalmak bağlanma konusunda problemli bir kişilik yapısının ortaya çıkmasına da neden olabiliyor. Bağlanma stilinin her zaman için ilk çocukluk yıllarında ortaya çıktığına dair yapılmış güçlü akademik çalışmalar ve geliştirilmiş kuramlar var. Son yıllarda yapılan başka akademik çalışmalar ise bağlanma stilinin sonradan değişebildiğini ortaya çıkardı.



Eşin davranışları, kaçamakları ve ilişki içindeki tutarsız halleri, ufak yalanları güven duygusunu zedeleyerek daha geniş bir etkide bağlanmaya zarar verebiliyor.
Eşin davranışları, kaçamakları ve ilişki içindeki tutarsız halleri, ufak yalanları güven duygusunu zedeleyerek daha geniş bir etkide bağlanmaya zarar verebiliyor.


Güven eksikliğini anlamak için bir kaç soru:

  • Son dönemde kendinizde insanlara karşı bir şüphe, güven eksikliği hissediyor musunuz?


  • Belki siz de böyle benzer bir süreçten geçtiniz ve farkında değilsiniz.


  • Biraz daha içe kapanma, dışarı çıkarken tekinsiz ve güvensiz hissetme duyguları ile başa çıkmaya çalışıyor musunuz?


 






Eşin davranışları, kaçamakları ve ilişki içindeki tutarsız halleri, ufak yalanları güven duygusunu zedeleyerek daha geniş bir etkide bağlanmaya zarar verebiliyor. Güvenli bir bağlanma duygusu olan kişi böyle bir kişiyle ilişki sürdürünce güvensiz bağlanma stili geliştirebiliyor. Bunların en risklisi ise bunun normalleşip kişinin diğerlerine de bunu yöneltmesi oluyor. Belki siz de, önceden böyle hissetmezdim, insanlarla aramda daha samimi saf bir bağlantı vardı, diyorsunuz ve son dönemde kendi isteklerinizi gerçekleştirmek için beyaz yalanlar söylemeyi, atlatmayı, kaçak dövüşlere girmeyi normal buluyorsunuz.


Mesela çalan telefonları açmamak, geri dönmemek, geç cevap vermek gibi davranışları yaşamınızı kolaylaştırmak için araç olarak kullanıyor musunuz?

Bağlanma stilinizle ilgili daha geniş bilgi için ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.


Bu tür ve benzeri davranışların yöneltilen kişi siz iseniz bir an önce kendinizi bu sarmalın içinden çekmeye odaklanmanız en iyi tercihlerden birisi olacaktır. Ama siz çevrenize bu tür ufak yalanlarla, atlatmalarla yaklaşıyorsanız bunun sizdeki kaynağının ne olduğuna odaklanmanız daha güvenilir, güzel ilişkiler yaşamanıza yardımcı olacaktır.


Güven Sarsıldığında Ortaya Çıkan Sonuçlar

Bu tarz ilişkilerin ayrılma, boşanma ihtimalini yükseltiyor. Bununla ilgili yapılmış birçok araştırma var. Yaklaşık dokuz yıl boyunca eşinin kendisiyle ev işlerini üstlenmemek, çocuk bakımının sorumluluğunu almamak için taktik ve beyaz yalanlarına maruz kaldığını fark eden bir danışan ayrılma yoluyla iyileşme sürecini başlatmayı tercih etti.


Beyaz yalanlar, sözleri tutmama, taktik ve atlatma stratejileri ile sürdürülen ilişkilerde zamanla problemler daha büyük ve karmaşık bir hale gelebiliyor. Bu davranışlara uzun süre maruz kalan birey kendisini küçük düşürülmüş, kandırılmış ve yıllarca çok bir büyük güvensizlik içinde kalmış hissedebiliyor. Bu hisler ise çözümün sadece boşanma ya da ayrılma ile olacağı fikrine ulaştırıyor.


Böyle bir durumun içinde iseniz boşanmayı ya da ayrılma fikri size de rahatlatıcı geliyor mu? Bu sorun boşanmadan, ayrılmadan çözülebilir elbet, ilişkiyi bitirmek tek çözüm değildir. Ancak böyle bir durumda sorunun sebebi olan kişinin değişmesi gerekir, şayet bu sorunu siz değişerek çözmeyi düşünüyorsanız işler daha da sarpa saracaktır. Eşiniz ya da partneriniz bu değişim yolunu seçmiyorsa o zaman ayrılık ve boşanma süreci sizin iyiliğiniz için güzel bir çözüm olasılığıdır.

 

Güven problemi olan ilişkilerde gözlemlenen bazı olumsuz etkiler:

  • İlişki tatmininde azalma, duygusal yakınlıkta düşme.

  • Artan çatışma ve sıklıkla anlaşmazlıkların daha yıkıcı hale gelmesi.

  • Kıskançlık, sadakatsizlik şüphesi ve bunların yol açtığı davranışlar (telefonu kontrol etme, gözetleme vb.).

  • Psikolojik sağlık sorunları: kaygı, depresyon, stres, hatta PTSD semptomlarının bazı durumlarda ilişkiye dolaylı olarak dahil olması.

  • İlişkinin sürekliliği üzerine etki: güvenin düşük olması boşanma olasılığını, ayrılma düşüncelerini ya da ilişkinin sonlanmasını artırabiliyor.

Güven ihlali yaşandığında ilişki içinde güven problemi ortaya çıkar.
Güven ihlali yaşandığında ilişki içinde güven problemi ortaya çıkar.

Bu etkileri gözlediğiniz bir ilişkide güven duygunuzun sarsıldığı çok rahat ifade edilebilir. Bu ilişki için ise güven ihlalidir. Ortaya çıkan güvensizlik yeniden inşa edilebilir.  Güven duygunuzda ilk başta aşamalı olarak gelişmiştir. Bu nedenle güvenin ihlali ve güvenin inşa etmek de mümkündür.


Bir ilişkiye başlandığı zaman genel olarak bir taraf bilinçsizce doğal bir refleks olarak sınırlar koyar, bu sınırlar kişinin kendisine belirlediği yolla yaklaşılmasını ve davranılmasını sağlar. Partner sınırı aşan davranışlarının ilişkinin kaybına yönelik bir olumsuzluk getireceği hissinde olduğunda sınırları aşmamak aradaki güven bağını bozmamak için sınırların içerisinde düzgün ilişki sürdürmeyi tercih eder.


Bu süreç iki taraf içinde geçerlidir, bu karşılıklı olarak riskler ve faydalar belleğinin ilişki içerisinde oturmasını oluşmasını sağlar. Bir anlamda bunlar sessiz anlaşmalardır ve ilişkinin partnerlerin, eşlerin olumlu katkı olmasını sağlar. İlk buluşmaya zamanında gelen partner, bir sonraki içinde zamanında geldiğinde karşı partnerden olumlu bir izlenim bırakır. Aynı partner zaman içinde diğer partnerin hayatına, zamanına ve sınırlarına saygılı olduğunda ilişki için sağlam temel güvenli bir zemin oluşmuş olur.


Güven romantik ilişkinin temelidir.
Güven romantik ilişkinin temelidir.




Güveni hatırlamak için birkaç soru:

Sizin ilişkinizde ilk günler, haftalar eşinize güvenmenizi sağlayan ondan size yönelik olumlu davranışların neler olduğunu hatırlıyor musunuz?


Diğer yönde de sizin ona güven veren davranışlarınız nelerdi, aranızdaki bağlanma duygusu nasıl oluştu?



Üzerine düşünmeniz güven probleminiz için katkısı yüksek bir farkındalık sağlayacaktır.



Zamanla benzer konularda güven verici davranışlar arttıkça geçmiş davranışlar, tutarlı biçimde nasıl davrandığının bilgisi güvenin artmasını sağlar. Bazı insanlar için bu tür fikirlerimiz vardır mesela: Bütün buluşmalara zamanın da gelir, deriz. O bize yalan söylemez, deriz. Defalarca söylediklerinin doğru olduğunu, gerçeği gösterdiğini fark ettiğimiz için bu düşünce ve güven duygusu oluşur. Her buluşmaya zamanında geldiği için, sözlerini zamanında yerine getirdiği için zamanlamasının iyi ve güvenilir olduğunu düşünürüz, güven duygumuz artık sınırlara değil, bilgimizin temelinde yükselir.


Bu nedenle ilişkinizde güven temelini hangi davranışlarıyla attığınız önemlidir ve karşıdakinin hangi davranışlarına güvendiğiniz ve ona “güvenilir” sıfatını verdiğiniz oldukça önemlidir. Bu bilgiye sahip olduğunuz yer sınırlarınızı kaldırmaya ve tam bağlanmanın başladığı dönemdir.


Bir sonraki derin bağlanma eşlerin birbirinin değerini, duygusunu ve motivasyonunu daha içsel düzeyde anlamaya başlar. Onun bir davranışı neden yaptığını, neden yapmadığını ne hissettiğini, ne düşündüğünü tahmin edebilirsiniz. İlişkinizin bu seviyede, bu ritim olması sağlıklı ve güvenli bir ilişki içinde olduğunuzu gösterir. Artık o kişiyi tamamen içselleştirmişinizdir ve varlığına dahi güven duygusu geliştirebilirsiniz.


İlişkinizde siz de böyle derin bir bağlanma ve güven duygusu inşa etmek ister misiniz?

Bu kadar güçlü bir bağı ancak açıklık, dürüstlük, güçlü ve yoğun iletişim ve tutarlı davranışlarla ulaşabilirsiniz. Bu yönlerinizi ilişkiye yapıcı bir şekilde yansıtabilmek için kendinize yönelik egzersizlikler, farkındalık çalışmaları yapabilir, uzman bir danışmanla çalışabilirsiniz.


Bu kadar yüksek seviyede bir güven duygusu oluştuğunda kırılganlıkta o derece artar. Aslında çoğu zaman bunun tersine inanırız.


Çoğu insan da bu düşünceyle güven ihlali yapar, beyaz yalanlar söyler, atlatmayı ya da ertelemeyi, bekletmeyi seçer: “Nasıl olsa bana güveni var, aramızdaki çok güçlü ve sağlam bir bağ var.” Bu kadardan ne olur düşüncesiyle hareket eden, ilişkilerinde sınır ve güven ihlali yapan kişilerin yakaladığı rahatlık partnerine, kendisine ve ilişkisine zarar veren bir hale dönüşebilir. Tabii ki, küçücük bir yalan bütün ilişkinin bitmesine neden olmayacaktır ya da tek bir basit ihlal göze çarpmayacaktır. Ancak, devamlı benzer davranışlar gittikçe daha ciddi görülecek, duygusal etkileri çoğaltacaktır.


Çok güvenilen bir kişinin üst üste dört, beş yalanı ya da sorumsuzluğu partneri ciddi olarak tepkiye ve öfkeye sevk edip ilişkiyi gözden geçirmesine ve belki de farklı yönde hareket etmesine neden olabilir.


Güveni Yeniden İnşa Etmek Mümkün mü?

Çok karmaşık bir hal almamış ise aradaki güven problemini ve güvensizlik hissini birkaç konuda özenli olarak çözebilirsiniz.

İlk olarak güveni zedelediğinizi ya da güven duygunuzun zedelendiğini açıkça konuşmak, bu konudaki hatalar ve davranışlar konusunda şeffaf olmanız gerekiyor. Bir yandan da karşınızdaki kişiden ne beklediğinizi ifade etmeniz oldukça önemli.


Güvensizliği yaratan tarafın üzerine düşen sorumluluk ve yapıcı davranış içinde bulunma süreci tabii ki çok daha etkin ve faal olmalı. Yaptığı hatayı kabul etmek, özür dilemek ve benzer durumların tekrar etmemesi için somut davranış değişikliği göstermek gerekiyor. Yoksa çok şaşalı hataya dair bir konuşma, özür dileme, hediye ile gönül almaya çalışma ve ardından yine benzer bir davranış içerisinde olma ilişkideki zedelenmeyi tamir etmez, aksine daha derinleşmesine neden olur. Güven duygusunda zedelenme yaşayan partnerin ufak bir özür ile hediye ile geri adım atması aslında onun kendisi ile ilgili başka yöneler işaret ediyor.


Kolaylıkla gönlü alınan ve telafi süreci hızlı olan, çabuk unutan biriyseniz sınırlarınız ve kişisel alanınız konusunda daha özenli olacak yönde gelişmeniz gerekmekte.




Zaman güven için gereklidir.
Zaman güven için gereklidir.

Tutarlı ve güvenilir bir süreç yeniden güvenin inşasını sağlayacaktır. İki tarafta karşılıklı olarak yeniden güven duygusunu yaşamak, bağlanmak ve ayrılmamak istiyorsa bu mümkündür ancak bunun belirli bir zaman alacağını bazı inişleri ve çıkışları olacağını atlamamak gerekiyor.





Bu kriz anlarında size en çok yardımcı olacak olan onun duygularını ve perspektifini anlamaya çalışmak ve partnerin hissettiklerini ciddiye alma olacaktır.


Bu yanlış agıların ve güvensizlik tetikleyicilerinin azalmasına yardımcı olacaktır. 


Tüm bunlar biraz zorlu görünebilir, bazen de güvensizlik hissi kişinin kendi geçmişinden tetiklenmeyi bekleyen hazır bir duygudur. Bu tür yoğun dönemlerde çoğu çift için danışmanlık almak süreci hafif ve rahat geçmesine yardımcı olur.

 

 

Yorumlar


bottom of page