Tek Suçlu Oyun Konsolu Mu? Ergenlikte Şiddeti Gerçek Nedenleriyle Anlamak
- DenizCan

- 12 Eki
- 6 dakikada okunur
Ülkemizde son dönemde oldukça sık şiddet haberleri alıyoruz. Bazen kadına, bazen çocuğa, bazen gence, bazen doktora, bazen hayvana… Şiddetin giderek yaygınlaştığından ve ne yazık ki sıradanlaştığından söz edebiliriz.
Şiddetin sıradanlaşması ergenlik döneminde de şiddet içeren davranışları çoğaltıyor.
Sizin çocuğunuz ilgili şiddete eğilimli mi, merak ediyor musunuz?
Şiddet konusunda kaygılı olmanız çok normal, sizin de farkında olduğunuz gibi bir anlık patlama anı onun ve sizin hayatınızda ciddi problemler doğurabilir.
Başka bir açıdan şiddeti sıradanlaştırması, normal bir durum olarak görmesi çok daha korkutucu sonuçlara yol açabilir.
Dijital oyun platformlarının şiddetin tek kaynağı olup olmadığı üzerinde fikir birliğinde olmamız gençlerin gelişimini desteklemek adına önemli. Aynı zamanda bu konudaki açık farkındalık aile içi ilişkilerdeki gerilimi azaltma potansiyeli taşır. Bu da ebeveyn için daha az stres ve kaygı anlamına geliyor.
Ergenlikte Şiddet Eğilimi Olabileceğini Gösteren İşaretler

Çocuğunuz sizinle sıkça çatışmaya giriyor ve tartışmalarınızın sonucu öfke patlamaları ile sonlanıyorsa,
Sinirlendiği zamanlarda çekip gitme, kapı çarpma ya da eşyalara zarar verici davranışta bulunuyorsa,
Kesici aletlere, silahlara, bıçaklara ilgi duyuyor, inceliyorsa,
Okul kurallarını saçma buluyor, otorite figürlerine karşı geliyorsa,
Küfürlü konuşuyor,
En ufak bir tartışmadan tehditler savurarak, argo sözlerle ayrılıyorsa şiddet eğiliminden bahsedebiliriz.
Bazı agresif tepkileri pasif davranışlarla ya da gizli olarak yapmaya eğilimlidir. Bu nedenle ebeveyn kontrolü ve ebeveyn izlenimi son derece önemli süreçlerdir.
Bu yaşta başlayan sigara kullanımı, okul ekme, ders çalışmama gibi davranışlar yukarıdaki diğer nedenlerle birleştiğinde daha çok otorite figürlerine karşı bir başkaldırıdır. Bu dönemde birçok çocuk ceza-ödül ayrımını yapabilir.
Açıkça çatışmaya girerek kendi özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olacak davranışlar yerine dolaylı davranışlarda da bulunabilir. Bu nedenle yakın, açık iletişim kurmak aile birliği için önemlidir. Bu dönem şiddetten bahsettiğimizde onu sadece karşıya yönelik bir tavır ya da tutum olduğu fikri bizi gençleri anlamaktan uzaklaştırır.
Ergenlik döneminde ebeveynlerin sıkça yaptığı hatalara düşmek istemiyorsanız, ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.
ŞİDDETİN FARKLI YÜZLERİ: İÇTEN DIŞA YÖNELEN ŞİDDET EĞİLİMİ
Şiddeti öz olarak öfke kontrolünü kaybederek zarar verici davranışlarda bulunma olarak tanımlayabiliriz. Bu süreç bir süre sonra kronik hale gelip her öfkede şiddet ile rahatlamaya dönüşebilir.
Öncelikle şiddet çok yönlüdür. Sözlü, fiziksel, psikolojik şiddet türlerini de göz önüne alırsak şiddetin bazen karşı tarafa bazen kendine bazen de hem kendine hem karşıya aynı anda ortaya çıktığını görebiliriz.
Ergenlikte şiddetin altında ortak bir neden vardır: Öfke, tahammülsüzlük ve memnuniyetsizlik.
Bu duyguların ortaya çıkış nedeni her ne olursa olsun, genç bu duyguların etkisi altında kişisel kontrol gücünü yitirdiğinde bir bakıma “Gücü kime, neye” yeterse o yönde deşarj olmaya çalışıyor.

Dünya genelinde meydan okuma oyunlarını oynayan toplamda 200’den fazla insanın intihar ettiği ve birçok insanın da kendine zarar vererek yaralandığı adli kayıtlara geçmiştir.
Burada karşımızda çok trajik bir soru çıkıyor.
“11-18 yaş arasındaki gençleri bu duyguların içine itip çaresizce teslim olmasına neden olan ne?”
Bütün sorumluluğu teknolojik gelişmeye, şiddet içerikleri oyunlara yönlendirebilir miyiz?
DİJİTAL OYUNLAR ŞİDDETE NEDEN OLUYOR MU?
İnternetin yaygınlaşmasıyla 2000’li yıllarda hız kazanan bilgisayar tabanlı oyunlar son dönemde çevrimiçi dijital oyunlara geçişle kullanımı daha da arttı. Bu oyunların kullanımının artmasında değişen toplumsal yaşam, çalışma ve okullaşma süreçleri kuşkusuz etkili. Günlük hayatın yoğun temposu ve bitmeyen görevleri arasında sosyal hayatı ya da dinlenmeyi evde sürdürme seçimi ortaya çıkıyor.
Çoğumuz için evde olmak, evde rahatlamak son yılların gözde seçimi. Gençler, çocuklar yetişkinlerin bu seçimlerinden nasiplerini alıyor. Ellerinden düşmeyen telefon, tabletler ile eğlenmeyi, arkadaşlarıyla buluşmayı çevrim içi platformlarda dijital oyunlarda buluyorlar.

Bu buluşmalar çoğu zaman sadece tanıdıkları ile kalmıyor, tanımadığı kişilerle online diyalogta olmalarına neden oluyor. Bu durum ise ailelerde kaygıyı yükseltiyor. Çoğu aile ise, çocuğunun dijital oyunlarına nasıl müdahale edeceğini bilmiyor.
Gençlerin oyun seçimlerine eğlence arayışı, sosyal etkileşim, rekabet isteği ve ödül kazanma belirleyici oluyor.
Birçok ebeveyn online çevrimiçi dijital oyun platformları hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Bu nedenle kontrol mekanizması geliştirmekte zorlanıyor ve çareyi ekran süresi uygulamakta buluyor. Ancak bu ne yeterli oluyor ne de ebeveynleri tam olarak rahatlatıyor.
Ekran süresi neden yeterli olmuyor, ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.
Bir taraftan da gündeme gelen ergen şiddeti, cinayetler ve bunların alt nedeni olarak dijital oyunların etkisinin gösterilmesi durumu iyice bulanıklaştırıyor.
Oysa, dijital oyun platformlarının tek başına çocukların hayatında şiddet yönelimi ortaya çıkardığına dair bilimsel temelli tek bir çalışma yok. Yine de eksik bilgi ile ebeveynlerin zihinleri karıştırılıyor.
Bu dijital oyunlar şiddeti ortaya çıkarmıyor anlamına gelmiyor, kolaylaştırıcı bir yanı elbette var.
Tabii ki, saldırganlığı ve şiddeti sürekli aktif tutarak şiddetin normalleşmesi durumunu ortaya çıkarıyor.
Şayet dijital oyun bağımlılığı oluşursa gençlerin gerçek dünya ile olan bağı kesiliyor. Bu da ilişkiler, yorumlar, görünüşü ya da davranışı yorumlamada yanlışlıklar ortaya çıkmasına neden oluyor.
Dijital oyun bağımlılığı oluşan gençler tepkisel, dürtü kontrolü bozuk ve gerçeklik algısı kaybolmuş olduğu için şiddeti ve sonucunu hesaplamadan davranıyorlar.
Dijital oyun platformlarında en büyük tehlike tanımadığı kişilerle kurduğu iletişim sonucunda yanlış yönlendirmelerle tehlikeli ilişkiler ve zararlı davranışlar içine çekilmesi oluyor.
O halde dijital oyun platformlarının ergenler üzerindeki olumsuz etkilerini:
· Şiddeti normalleştirmesi/sıradanlaştırması
· Bağımlılık oluşturması
· Bağımlılıkla birlikte şiddeti ortaya çıkarması
Tekinsiz ilişki ağlarına maruz kalması ve olumsuz sonuçları olarak maddeleştirebilir.
Tüm bu olumsuz etkilere rağmen yine de ergenlik döneminde şiddeti ortaya çıkmasında etkisi çok yüksek değil.
GENÇLERDE ŞİDDETİ ORTAYA ÇIKARAN GİZLİ ETKENLER
Ergenlik döneminde artan hormonal aktivite çabuk öfkelenme, ani karar alma gibi özelliklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Genç duygu durumunu kontrol etmekte zorlanıyorsa şiddet eğiliminin ortaya çıkması çok daha kolay oluyor.
Hormonal bu aktiviteye şiddete dönüştüren sosyal faktörleri göz ardı etmek eksik bir bakış açısıdır.
Genç aile içinde sürekli olarak baskı altında tutuluyor, kendini ifade etmesi yargılanıyor ise duygularını ifade etme güçlüğü yaşıyor. Bu durumda da bir süre sonra duygusal patlamalar, hırçınlıklar ortaya çıkabiliyor.
500 suçlu, 500 suçlu olmayan kişiler üzerinde yapılan araştırmada, suçlu grup ailelerindeki annelerini % 96, babaların da % 94 oranında çok sert ya da çok yumuşak disiplin uyguladıkları ortaya çıkmış.
Suçlu olmayan grupta bu tür disiplin uygulayana anne oranının % 66, baba oranının da % 65 olduğunu bulmuşlardır
Sürekli kuralların anlatıldığı, hataların bağışlanmadığı ve hep eleştirel aile ortamı gencin kendini ifade etmesinin önüne geçiyor.
Aşırı eleştirel gençte benlik saygısı düşük oluyor ve kendine güven konusunda problemler yaşamaya başlıyor.

Aynı zamanda aile içi ilişkiler şiddet konusunda örnek oluşturuyor. Eşine sürekli kötü davranan bir koca, çevresindeki insanları sürekli aşağılayan ya da arkalarından saldırgan düşünceler ortaya koyan aile üyesi evdeki gencin şiddet davranışlarını normal olarak yorumlamasına neden oluyor.
Arkadaş çevresindeki saldırgan düşünceler ve tutumlar da şiddeti kolay ve yaşanabilir duruma gelmesi için belli bir perspektif oluşturuyor. Burada aile izlenimi ve eğitimi gencin arkadaş çevresindeki etkilenme oranını belirliyor.
Şiddet konusunda aile ortamında sağlıklı bir bilinç aşılanmış olan genç şayet aile ilişkileri duygusal olarak da destekleyici ise akranlarının şiddet eğiliminden etkilenme oranı düşük oluyor.
Yaşanılan çevre, ailenin gelir durumu ve hayatta zorlanması aslında gencin yaşam algısına ve baş etme gücüne dair açık bir perspektif oluşmasına neden oluyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin yaşadığı ortam ve çevre şiddet eğilimi arttırıyor.
Yukarıda bahsettiğim etkiler ve daha fazlası gençlerin kendilerini yalnız hissetmesini ve rahatlamayı dijital oyunlarla sağlamaya çalışmasına dönüşüyor. Bu durumda aile ilgisiz, aile içi iletişim kopuk, ebeveyn izlemesi düşük ise dijital oyun platformlarında geçirilen zaman çoğalıyor ve gittikçe bağımlılığa doğru ilerliyor.
DİJİTAL OYUN BAĞIMLILIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Oyun süresinin giderek artması, oyun oynamadığı zamanlarda da oyunu düşünmek, oyun hakkında konuşmak,
Oyun oynamak için günlük görev ve sorumlulukları ertelemek. Ödevleri aksatmak, uyku düzenini bozmak, yemek yemeyi ertelemek hatta tuvalet, banyo duş gibi kişisel bakımları ertelemek,
Oyun oynamadığı zamanlarda ortama uyum güçlüğü, endişe, sinirlilik hali,
Oyun için kuralları çiğneme,
Aile içi tepkilerin artması, arkadaşları aileden daha iyi ve keyifli bulma.
BÜTÜN OLARAK ŞİDDETİ ÖNLEMEK
Ergenlik döneminde ortaya çıkan şiddet eğilimi ne yazık ki, sadece bu döneme ait bir özellik olarak kalmıyor. Başka bir açıdan sadece ergenlik döneminde yapılan bir hatanın hayatı etkilemesi anlamına gelmiyor.
Bu dönem şiddete eğilimin ve hatta bağımlılığın önüne geçilmesi bir ömür sürecek olumlu etki yaratıyor. Gençlerin bu dönem şiddet konusunda bilinçli olması ve eğilim göstermemesi iyi güzel arkadaşlıklar kurmasına, daha sağlıklı yaşam aktivitelerini seçmelerine ve en önemlisi ileride kurdukları duygusal yakınlıkları sevgi ve destek hissiyle yürütmelerini sağlıyor.
Sizler gençliğe adım atmış çocuğunuzun ekran süresi ve kullandığı platformlarla ilgili kaygı yaşıyorsanız, gerçek belirleyicinin onlarla kurduğunuz duygusal yakınlık, kimlik gelişimine saygı ve açık iletişim olduğunu unutmayın.
Victor Hugo: "Bir okulun yapılması, bir hapishanenin kapanması demektir", sözüyle eğitim ve suçluluğun arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu vurgulamıştır.
Ergenlerin şiddet eğiliminin, dijital oyun hayranlığının bütün yükünü ailelere yüklemek adil olmayacaktır. Günümüzde birçok çocuk okulda, aileleriyle geçirdikleri zamandan daha fazlasını geçiriyor.
Crawford ve Bodin, gelişimsel bir yaklaşımla okul öncesi dönemden başlayarak 12. sınıfa kadar çocukların ve gençlerin kazanmaları gereken becerileri listelemiştir.
Bu becerilere sahip olan kişileri sorunları herkes için çözüm odaklı olarak çözmeye eğilimli olmaları sağlanıyor.
Bu becerilerden bazıları;
· İyi niyet
· Sorunların birden fazla çözümü olduğuna inanma
· Bir tarafın kazanması diğer tarafın kaybetmesini gerektirmez
· Sorunlara farklı bakış açılarıyla yaklaşma
· Başkalarının bakış açılarını öğrenmek için etkin bir dinleyici olma
· Güç kullanmaktan kaçınma; pozisyonlar üzerinde değil, sorunlar üzerinde odaklaşma
· Duyguları dikkate alma
Bu becerilere sahip insanların çoğunluğu oluşturduğu bir topluma ne tek başına okullarla ne ailelerle ulaşabiliriz. Bütünsel bir iletişim ağı ve benzer amaçlar doğrultusunda gençlerin sağlığı için hareket etmemiz güzel sonuçlar doğuracaktır.
Ergenlik döneminde ailenin sunduğu en önemli destek ebeveyn izlemesi ve ebeveyn imajı ile oluşuyor. Bu konularda aklınıza takılan sorular ve paylaşmak istedikleriniz var ise denizcan@canakademisi.com adresine yazabilirsiniz.






Yorumlar