• DenizCan

Uzun Süreli İlişkilerde Mutluluk Nasıl Sağlanır?

Kadın işten eve yorgun dönmüştü. Elinde ufak tefek tamamlanması gereken işleri biriktirdiği notlarıyla salondaki bir köşeye oturdu. Yüzünde bıkkın, yorgun bir ifadeyle bütün geceyi somurtarak geçirdi. En sonunda da “Ben yatıyorum, iyi geceler” dedi eşine ve yatak odasına doğru ilerledi.

Başka bir günün akşamı, belki aynı evde ya da başka bir evde, erkek televizyonun karşısında elinde kumandayla oturuyordu. Yüzünde günün öfkesi ve yorgunluğu vardı. Kumandayla kanalları değiştiriyor, arada sırada televizyondaki yayına söyleniyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde televizyon izlerken önce ara sıra içi geçmeye, bir süre sonra da uyuklamaya başladı. En sonunda eşine döndü: “Ben yatıyorum, iyi geceler” diyerek kumandayı eşine bırakarak yatak odasına doğru ilerledi.


Kaç evden tanıdık sahneler bunlar?



Başka bir evde eşler arasında günün tüm zorunluluklarına dair sohbet devam ederken, sanki evin bir parçası değilmiş gibi yaşayan genç kendisine sorulan sorulara öfkeli, geçiştirici yanıtlar vererek elindeki telefonuna bakmaya devam ediyor olabilir...

Bu ve benzeri davranışların yaşandığı ailelerde, sevgili ilişkilerinde bir süre sonra ortaya devasa mutsuzluklar çıkıyor ve ailede ilişkiler gittikçe kopuyor, çiftler birbirinden uzaklaşıyor.


Mutsuzluğun yarattığı çaresizlikle kendini mutlu etmenin çözüm olacağına inanılıyor.

Kendini, kendinin mutlu etmesi yönündeki bir seçim gittikçe bencilleşen bir yapıya işaret ediyor. Bu seçimle bencilleşmek aslında bir çözüm doğurmuyor.



Şimdi, bu tür bir bencilleşmeyi seçenlerin yaşamında neler olabiliyor, kısaca özetle geçelim:


İlk önce kendini mutlu edecek aktiviteler bulunmaya başlıyor. Ardından bu aktivitelere odaklanılıyor ve ev içi ilişkilerden sıkı sıkıya bir kopuş ortaya çıkıyor. En son noktasında “tek başıma kendime yeterim” anlayışla boşanma ya da ayrılık seçiliyor.


Mesele aslında kendine yetmek değil ama, mutsuzluğa kapılmış birey bunu göremiyor. Zaten insanın yaşam içinde bir bütün olarak kendine yetmesi söz konusu değil. Bazı insani ihtiyaçlar cinsiyet gözetmeksizin sadece ilişkiler içinde karşılanabiliyor.


İçinde bulunulan mutsuzlukla başa çıkamayan bireyler kızgınlık ve kırgınlık duygularıyla mutluluğa doğru koşma işine girişiyorlar. Fakat uzun vadede bunların da çok yapıcı sonuçları olmuyor.


Öncelikle kendini mutlu etmek doğru bir seçim. Her bireyin kendini mutlu etme sorumluluğu var, ancak bu seçim partnere ya da herhangi bir ilişkiye duyulan öfke ile ortaya çıkıyorsa bu daha çok uzaklaşma ve sonunda da tamamen yalnızlığa gömülmüş bir hayat ortaya çıkarıyor.


Çoğu insan bu tür ilişkisel mutsuzluğa daha farklı yaklaşabiliyor. Kendini mutlu etmek için başka bir partnere yönelme ve onunla mutlu olacağına inanma bir gaflete düşebiliyor. Gaflet diyorum, çünkü bu tür bir yaklaşım da kendini hatasız ve haklı görme yatıyor. Şayet durum gerçekten böyle olsa dahi öfke temelinde yapılan bu seçimin oldukça aceleci olması ve aslında yanlış kişiyle yakınlaşılması muhtemel.


Peki, her iki şekilde de mutsuzluğun içinden çıkılmıyorsa çözümü nerede bulacağız?


İlk önce mutluluğun tek bir olgu olmadığını kabul etmek gerekiyor. Bireysel mutluluk ayrı ilişkisel mutluluk ayrı olarak beliriyor hayatlarımızda.


Bireysel mutluluk dahi kendi içinde farklı yönleri ve katmanları olan bir olgu.


Bu yazıda öncelikli olarak ilişkisel mutluluğa bir pencere açmaya çalıştığım için ilişkisel mutluluktan devam edelim.

İlişkisel mutluluk her bir partnerin ilişkide olduğu kişiye yaşatmakla yükümlü olduğu bir sorumluluk. Şayet ilişkisinin sağlıklı, uzun vadeli olmasını istiyorsa partnerini mutlu etme sorumluluğunun ilişki boyunca devam ettiğinin bilincinde olması gerekiyor.


Bunun bir diğer yönü de kişilerin mutlu olma ve kendini mutlu hissetme biçimlerinin farklı olduğudur. Yaşamımızdaki herhangi bir kişiyi mutlu etmek istiyorsak onu tanımaya, dinlemeye ve anlamaya açık olmamız gerekiyor. Bu bazen on yıllık, yirmi yıllık ilişkilerde dahi tamamlanmamış bir süreç olabiliyor.


Ayrıca, yaşamın getirdiği değişim dalgalarında da yaş ile, statü ile mutlu olma ve tatmin olma yolları farklılaşabiliyor. En basit haliyle ilişkinin başındaki jestler mutlu ederken devamında seks ve daha ilerleyen yıllarda yaşam sorumluluğunu paylaşıyor olmak mutlu edebiliyor. Bu nedenle bir insanı sevmek ve ilişkiyi sürdürmek her zaman için canlı, genç ve dinamik bir ruh ile beslenebiliyor.


Tüm ilişkiler dönem dönem bazı çıkmazlara girebiliyor. Aslında bu da yaşamın bir parçası diyelim. Önemli olan birlikte ilerlemeye kararlı olmak. Bu her zaman için böyle. Gerisi öğrenilebilen bir takım ilişkisel süreçlerden geçiyor.


Okumak İsteyebilirsiniz:


Duygusal İlişkilerde Sevginizi Nasıl Gösteriyorsunuz?

Kadının Mutluluğu Aileye Ne Katar?

İlişkiye Dair Kaygı ve Korkuları Aşmak


Ücretsiz abone olarak bireysel, ilişki, çift ve aile danışmanlığı konusunda yayınlanan her yazı için kısa bir mail alabilirsiniz.


Deniz Can kimdir?


Sitede yayınlanan yazıların yazarı.


Bireysel & İlişki & Aile Danışmanı.


Uzman Sosyolog.




Yayınları dinleyebileceğiniz platformlar:


Spotify | Anchor |Google | YouTube



YASAL UYARI: Sayfada yer alan sağlık ile ilgili bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve bir sağlık uzmanı tarafından uygulanan tıbbi tedavinin yerini alması amaçlanmamıştır. Bilgilerin okuyucunun durumuna uygunluğunu belirlemek için mutlaka uzmana danışılmalıdır. Bu sitede yer alan yazıların tümü bana ait olup telif hakkı yasası ile korunmaktadır.