• DenizCan

Aşkınız Mı Aklınızı Başınızdan Alıyor, Bağlanma Tarzınız Mı?

Birisine âşık oldunuz ve belki de bir ilişkiye başladınız.


Her ne olduysa bundan sonra oldu ve hayatınızda pek de olumlu sayılamayacak değişiklikler yaşanmaya başladı.

İlk başlarda size muhteşem ilgisini çekinmeden gösteren, sizi mutluluktan havaya uçuran partneriniz birdenbire ilgisini geri çekmeye ve eskisi kadar aramamaya, ilgi göstermemeye başladı.



Siz hiç farkında olmadan ondaki bu davranışlar ile ona olan ilginiz artmaya başladı.


Belki de onun ilk başlardaki geri çekilmelerini pek de anlayamadınız ve aranızdaki ilişkinin başlangıçtaki sıcaklık ve samimiyetine güvenerek onun sizinle eskisi kadar ilgilenmediğinin farkına varamadınız, kim bilir.


Durumu henüz anlayamamışken mutluluğun yarattığı sarhoşlukla daha sık aramaya başladığınızı bile fark etmemiş olabilirsiniz.

Bunu aslında şöyle görebiliriz:


Partnerinizle aranızda bir halat var. En başta halat iki tarafın çabasıyla gergin tutulurken, bir süre sonra halatı gergin tutmak için sadece diğer taraf çaba göstermeye başlıyor. Böylece, ilişkinin bütün yükü gergin tutma işini üstlenmiş olanda kalıyor.

İlişkideki dengesizlik tabii ki bununla kalmıyor. Aynı zamanda halatı gergin tutan taraf, yani bir şekilde sürekli ilgi göstermeye, aramaya, uyumlu olmaya girişen taraf yaşamın başka yönlerinde de bu ağırlığın etkisi altında kalabiliyor.


Neler olabilir bunlar?



Yaptığınız işe konsantre olamamak.


Sürekli olarak partneri ve ilişkiyi düşünmek.


Partnerin yaptığı her şeye karşı fazla duyarlı olmak. Sürekli olarak onun nerede olduğunu, ne yaptığını düşünmek.

Onu bütün davranışlarını ve yaşamını kontrol etmek istemek.


Ayrılma kararı verip uygulamaktan kaçınmak. Hatta çok ağır durumlarda ayrılık fikrinin bile bitişiniz, yok oluşunuz olduğuna inanmak.


İlişkideki problemler hakkında konuşmaktan çekinmek.


Problemler ve sizi üzen, inciten durumlar hakkında konuşmaya çalıştığınızda, bu çabanız terslendiğinde ya da önemsenmediğinde kendi başınıza karar alacak gücü bulamamak.


Size gösterilen ilgisizlik ve duyarsızlık karşısında kendinizi suçlamak, kendi davranışlarınızda hata kusur aramak.


Sizi anlamamakta direnen partnerinize kendinizi anlatamadığınızı düşünmeniz ve anlatmak için daha çok çaba sarf etmeniz.

Listeyi çok daha uzun tutabiliriz. Bu listedeki birkaç benzeri durum ile karşılaştıysanız bağlanma stiliniz “kaygılı bağlanma” denilen bir yapıdadır.


Kaygılı bağlanma tipini yaşayan kişilerin partnerleri de onların bu bağlanma stiline uygun olarak belirir. Yani bir başka deyişle, siz değişmedikçe içinde bulunduğunuz bu ilişkiyi bitirseniz de yeni bir ilişkinizde de aynı tarz ilişki tarzının içine çekileceksiniz.


Anlatmak istediğim, siz kaygılı bağlanan birisi olduğunuz sürece hayatınızda eşleşeceğiniz kişi sizdeki kaybetme korkusunu ve kaygı durumunuzu tetikleyen bir partner olacaktır.


Yapılan psikolojik araştırmalar bize iyi haberler veriyor. Özellikle bu konuda değişme şansınız olduğu son yıllardaki araştırmalarda ortaya çıktı.



Araştırmalar gösteriyor ki, yetişkin bağlanma stilini değiştirmesi imkansız değil. Ortalama dört kişide biri, dört yıllık dönemlerle bunu yapabiliyor.


Yani bağlanma partnerinizle bağlanma stiliniz farkında olmasanız dahi dört yıllık periyodlarla değişiyor. Ve güzel olan tarafı bu değişimi bilinçli bir kontrol altına alma şansınız olduğu.


Hayatın sizi dört bir yana savurup durmasından daha iyi olanı daha sağlam bağlanma stilleri geliştirerek yaşamınızda büyük bir fark yaratabilirsiniz!






Okumayı unutmayın:

Çift İlişkilerinde Duygusal Yakınlığı Sağlamak


Sevgi ve Aidiyet İhtiyacı Nasıl Sağlanır?


Mutluluk Mu İyi İlişki Sağlıyor, İyi İlişki Mi Mutluluk Sağlıyor?


İzlemek size iyi gelebilir:




Ücretsiz abone olarak bireysel, ilişki, çift ve aile danışmanlığı konusunda yayınlanan her yazı için kısa bir mail alabilirsiniz.



Deniz Can kimdir?

Sitede yayınlanan yazıların yazarı.


Bireysel & İlişki & Aile Danışmanı.


Uzman Sosyolog.



Deniz Can'ın yayınlarını dinleyebileceğiniz platformlar:


Spotify | Anchor |Google | YouTube





YASAL UYARI: Sayfada yer alan sağlık ile ilgili bilgiler yalnızca eğitim amaçlıdır ve bir sağlık uzmanı tarafından uygulanan tıbbi tedavinin yerini alması amaçlanmamıştır. Bilgilerin okuyucunun durumuna uygunluğunu belirlemek için mutlaka uzmana danışılmalıdır. Bu sitede yer alan yazıların tümü bana ait olup telif hakkı yasası ile korunmaktadır.